Metabolizmamızı Nasıl Hızlandırabiliriz ?

Metabolizmamızı Nasıl Hızlandırabiliriz ?
  Yavaş metabolizmalı kişiler daha kolay kilo alır. Metabolizmayı hızlandırmak için düzenli olarak egzersiz yapmak ve kas dokusunu artırmak şart !


Metabolizma, vücudun temel fonksiyonlarını devam ettirebilmek için bir günde ihtiyacı olan minimum enerji miktarıdır. Dinlenme anında vücudun kalori harcama hızına bakılarak ölçülür ve kişiden kişiye değişiklik gösterir. Yemek yeme, uyuma, temizlenme ve benzeri faaliyetler sırasında vücudumuz devamlı kalori yakar.
Metabolizma vücut bileşimleri tarafından etkilenmektedir. Bu bileşimler, vücuttaki kas ve yağ dokularının birbirine oranıdır. Kaslar, vücutta yağlardan daha fazla kalori kullanır. Kaslı bir vücuda sahip kişilerin, daha az vücut yağına sahip oldukları için, daha hızlı metabolizmaları vardır. 




Örneğin aynı boy ve kiloda olan iki kişiyi ele alalım. Bunlardan düzenli olarak aerobik yapan, vücut geliştirme sporuyla ilgilenen, fitness ve benzeri aletli programları uygulayan kişinin vücut yağ oranı daha düşüktür. Diğeri ise hiçbir sportif aktivite yapmadığı için, vücut yağ oranı diğer kişiye oranla daha düşüktür, dolayısıyla metabolizma hızı da yavaştır. Başka bir deyişle, birinci kişinin vücut fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için, ikinci kişiden daha fazla kalori harcaması gerekmektedir.
Metabolizma hızının kilo alıp vermede önemli etkisi var.


Bazal metabolizma hızınız ne kadar düşükse, kilolu olma ihtimaliniz de o kadar yüksektir. Eğer hızlıysa şanslısınızdır, vücudunuz enerji sağlamak için daha hızlı kalori yakıyor demektir. Eğer yavaşsa çok fazla kalori almamalısınız, ihtiyacınızdan fazlası yağ olarak depolanacaktır. Kiloluysanız ilk işiniz metabolizmanızı hızlandırmak olmalı. Bunu yapmak için de kas dokusunu artırmanız gerekli. Kas dokunuz ne kadar fazlaysa metabolizmanız da o kadar hızlanır, ince kalma şansınız artar. 40 yaşından sonra kas dokusu azalmaya başlar. Bu nedenle düzenli egzersizle metabolizmayı hızlandırmak ve vücut fonksiyonlarının daha mükemmel olmasını sağlamak sağlıklı yaşam için bir koşuldur.
Yavaş bir metabolizmaya sahip olduğunuzda üşüme, kuru bir cilt, yavaş nabız, düşük tansiyon ve peklik gibi birçok rahatsızlığı da kabullenmiş olmaktasınız.


Metabolizma hızınızın artması için protein ağırlıklı bir diyet etkili olacaktır.

Özellikle süt ürünlerinde bulunan konjuge linoleik asit vücutta kas dokusunu artırdığı için metabolizmayı da yüzde 10 oranında hızlandırıcı özelliğe sahiptir. Acı soslu bir yemek yedikten sonra yaklaşık iki-üç saat içinde de metabolizma hızının yüzde 50 oranında artması mümkündür. Bu etki acının kalp basıncını artırmasından kaynaklanır. Kafein içeren içecekler de adrenalin seviyesini ve beraberinde kalp basıncını artırarak metabolizmayı hızlandırır. Yeşil çay ise kalp basıncını artırmadan metabolizmayı hızlandırır.


Eğer iyot eksikliğine bağlı tiroitle ilgili bir probleminiz varsa tiroksin hormonu senteziniz de düşük olacaktır. Bu da metabolizmanızın düşmesine neden olur; bu durumda iyot seviyenizi artıracak deniz mahsulleri ve süt diyetinizde yer almalıdır.

Niye Kilo Veremiyorum ?

Niye Kilo Veremiyorum ?
  Kilo vermek için elinizden geleni yapıyor ve hala kilo veremiyorsanız, bir yerlerde yanlış giden bir şeyler var demektir.


Sonu gelmeyen haftalar boyunca sadece salata ve meyva yiyerek kilo vermeye çalışıp başarılı olamadıysanız, yalnız değilsiniz. Bu aslında herkesin yaşadığı bir problem. Hatta bazılarımız bunun sonucunda o kadar demoralize oluyoruz ki, tüm kilo verme planlarımızdan vazgeçmeye karar verebiliyoruz.

İşte 10 klasik diyet hatası ve bunlardan kaçınma yöntemleri:


Kısa vadeli düşünmek
Kilo vermede başarılı olmanın tek yolu bunu, yaşam tarzınızda yapacağınız bir değişiklik olarak görmektir. Kısa bir dönem boyunca aç kalmayı diyet olarak algılayanların elde edeceği tek şey, kısa zamanda diyeti bırakmak olacaktır. Çünkü zor gelecektir. Bu nedenle de sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı uygulamak en yiyisidir. Çoğu diyetisyen kadınların, günde 1300-1500 kalori alması gerektiğini belirtiyor. Eğer örneğin 1000 ya da altı kalorilik bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir. Üstelik dengeli bir diyetle pek çok farklı besinden de faydalanabilirsiniz.

Ünlülerin diyetlerini takip etmek
Jennifer Aniston gibi görünme fikri çekici gelebilir ama pek çok diyetisyen, bu sene çok moda olan ünlülerin diyetlerini eleştiriyor. Jennifer Aniston ve Geri Halliwell'in favori diyetler olan Atkins diyeti şüphesiz işe yarıyor. Ancak bu diyet, alınan karbonhidratı ciddi şekilde kıstığı ve proteini artırdığı için ideal olmaktan uzak. Çünkü karbonhidratlar dengeli beslenmenin önemli bir parçası ve bol protein-az karbonhidratlı beslenme vücudun kalsiyum kaybetmesine neden oluyor. Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin ya da besin grubunu programın dışında tutmaya yönelik olduğundan, bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor diyetlerdir. Bunun yerine hem karbonhidrat, hem de protein içeren az yağlı bir diyet tercih edilmelidir.

Yedikleriniz konusunda kendinizi aldatmak
Diyetinizi harfiyen uyguladığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak eğer hala kilo vermiyorsanız, o zaman yedikleriniz konusunda kendinizi kandırıyor olabilirsiniz. Örneğin çayın yanında yediğiniz o 2 tane bisküviyi, ya da doğum günü partisinde elinize tutuşturulan pastayı, ağzınıza attığınız bir avuç fıstığı, ya da yerdiğiniz grissinileri saymayı unutuyorsunuzdur belki, ya da kendinizden bile saklıyorsunuzdur. Ama bunlar biriktikçe kilo verememenizin sebebi olup çıkıveririler. Eğer kilo verememekten şikayet ediyorsanız, bir beslenme günlüğü tutun ve yiyip içtiğiniz her şeyi yazın. Haftanın sonunda, eğer dürüstçe her yiyip içtiğinizi yazdıysanız, niye kilo veremediğinizi göreceksiniz.

Egzersizi programınızın dışında bırakmak
Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. Tabii ki egzersiz olmadan kilo verebilirsiniz. Ama egzersiz metabolizmanızı hızlandıracağından, sadece diyetle vereceğinizden fazla kaloriyi yakabilirsiniz. Bir çoğumuz haftada bir kez aerobik bir egzersiz yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak metabolizmayı hızlı tutmanın en iyi yolu günde 20-30 dakikayı egzersize ayırmak. Yapabilecekleriniz arasında ise, asansör yerine merdiveni kullanmak, toplu taşıma araçlarından erken inmek ve eve/işe yürümek, bisiklete binmek yer alıyor. Tabii seçenekleri çoğaltabilirsiniz. Uzaktan kumandayı kullanmak yerine yerinizden kalkıp kanalı değiştirmek bile haftada fazladan 200 kalori demektir.

Bir çoğumuz haftada bir kez aerobik bir egzersiz yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak metabolizmayı hızlı tutmanın en iyi yolu günde 20-30 dakikayı egzersize ayırmak. Yapabilecekleriniz arasında ise, asansör yerine merdiveni kullanmak, toplu taşıma araçlarından erken inmek ve eve/işe yürümek, bisiklete binmek yer alıyor. Tabii seçenekleri çoğaltabilirsiniz. Uzaktan kumandayı kullanmak yerine yerinizden kalkıp kanalı değiştirmek bile haftada fazladan 200 kalori demektir.

Bazı besinleri tamamen liste dışı tutmak
Çoğumuzun kafasında diyet, çok sevdiğimiz çikolata, kızartma vb gibi bazı besinleri kesinlikle yememekle eş değer.Ancak eğer uzun vadeli bir diyet yapmak istiyorsanız, sevdiğiniz besinleri hiç yemeden o diyete devam edebilmeniz mümkün değil. Aslında işin hilesi şu: Sevdiğiniz besinlerden ufak bir porsiyonu arada bir yemek. Eğer diyetinize sadıksanız ve kilo veriyorsanız, haftada bir kendinize sevdiğiniz bir besinden bir porsiyon yeme hakkı tanıyın.

Öğün atlamak
Diyettesiniz. Diyelim ki bugün o kadar meşguldünüz ki, kahvaltı ya da öğle yemeğini yiyecek vaktiniz bile olmadı. Belki o öğünün yememiş olmanın kilo verme çabalarınıza katkıda bulunacağını düşünebilirsiniz. Bu durumda sadece kendinizi aldattığınızı belirtmeme izin verin. Öğün atladığımızda, kan şekeri seviyesi düşer. Bu da, tatlı besinlere olan ihtiyacı artırır. Bunun anlamı da, günün ileriki saatlerinde canınızın tatlı çekmesi demektir. Eğer kaçırdığınız öğünü yeseydiniz, yiyeceğiniz tatlıdan çok daha az bir kalori alacaktınız. Araştırmalar, kahvaltı etmeyenlerin, günün ileriki saatlerinde daha çok kalori aldıklarını kanıtlıyor.

Düşük kalorili besinlerin hep sağlıklı olduğunu düşünmek
En sık yapılan hatalardan biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı besin aslında oldukça kalorilidir. Örneğin zeytinyağı, fındık gibi yemişler, ya da peynir, içerdiği yüksek miktardaki kaloriye oranla sağlıklı besinlerdir. Burada önemli olan bunları sınırlı miktarda tüketebilmeyi öğrenmektir. Örneğin sadece tek bir çorbakaşığı zeytinyağında 100 kalori vardır, veya bir avuç fıstıkta 150 kalori vardır ve bunun 13 gramı yağdır. Diğer bir sıkça yapılan hata da, tavuğu derisiyle yemektir. Sevilen bir diyet yeöeği olarak ün yapan tavuğun tüm yağı derisindedir ve tavuğu bu deriyle yemek demek 3 katı fazla kalori almak demektir. Salata sosları ve mayonezli sandviçler de diğer riskli besinlerdendir.

Büyük porsiyonlar
Porsiyon ölçmek insanı diyetten soğutan bir başka konu. Buradaki problem şu: Diyet birkaç hafta sıkı sıkıya uygulandıktan sonra, diyeti yapan kişi porsiyonların miktarını artık bildiğinden emin olarak, buna eskisi kadar özen göstermemeye başlıyor. Tabii bu arada, porsiyon miktarı farkına varılmadan giderek artıyor. Bunun önüne geçmek için, markette alışverişinizi yapaken, ihtiyaç duyduğunuzdan fazlasını satın almayın. Eğer ekmeği kalın dilimlemek gibi bir eğiliminiz varsa, o zaman da tost ekmeği alın. Biz evde öyle yapıyoruz. :)

İçeceklerin de kalori içerdiğini unutmak
Sağlıklı bir şekilde beslenip, abur cubura itibar etmiyor olabilirsiniz ama özellikle sodalı içecek ve meyva sularından tüketip, kremalı kahve içip, kahve ve çaya şeker kokuyorsanız, kilo vermede gene problem yaşayacaksınız demektir. Örneğin şöyle bol çikolatalı nefis bir cappucino'nun size getirisi 120 kalori ve 8 gram yağ. Ancak çikolatalı yerine tarçınlı içmeniz, yağ oranını hemen hemen sıfora indirirken, kaloriyi de 60'a düşürüyor. Alkollü ve gazlı içecekler de cappucino'dan beter kalorili. Alkol hem yağ kadar kalori içeriyor, hem yağ gibi enerji sağlamaıyor, hem de iştahı açıyor. Bu nedenle alkol alımını haftada 1-2 kezle sınırlayıp, şaraba dönmekte fayda var. Örneğin şarabı da maden suyuyla karıştırıp kalorisini azaltabilirsiniz.

Çok sık tartılmak
Diyetin en zevkli kısmı, tartıldığınızda ibrenin sola doğru kaydığını görmektir. Ancak bunu abaratarak sık tartılmak kilo kaybını zorlaştırır. Çoğu kadının kilosu, vücuttaki su tutulmalarından dolayı iner çıkar. Bu nedenle zaman zaman kilo almadıkları halde, almış gibi hissederek endişelenirler. Bu da işi zorlaştırır. Başarılı bir diyette kilo kaybı yavaş ve daha kalıcıdır. Ayrıca kas kütlenizin artması da yanıltıcı olabilir. Çünkü kas, yağdan ağırdır. Bu nedenle haftada bir kez günün aynı saatlerinde tartılmak faydalı olacaktır

KARIN KASLARI


Karın kasları deyince aklınıza Dövüş Kulübündeki Brad Pitt veya David Beckham geliyor olabilir. Eğer olaylara olumsuz tarafından bakma alışkanlığınız varsa, onlarınki gibi bir karına sahip olabilmek için açlıktan öldüren bir egzersiz programına ya da çok fena süründüren bir egzersiz programına ihtiyacınız olduğunu düşünebilirsiniz. Bunları düşününce, Everest’e tırmanmak, sıkı bir karna sahip olmaktan daha kolay deyip ortamdan tüymeye kalkabilirsiniz.

Oysa biz, Men’s Health dergisi olarak sizin de rüyalarınızdaki gibi karına sahip olabileceğinizi iddia ediyoruz. Sağlık ve fitness bilgilerini, tıpkı bir broker’ın piyasaları analiz ettiği gibi analiz ettik. Binlerce erkeğin kilo verme konusundaki başarı öykülerini dinledik. Şişman olmanın ne demek olduğunu iyi biliyoruz.

Amacınız ister daha sağlıklı olmak, ister daha iyi görünmek, ister atletik performansınızı, ister ise seks performansınızı yükseltmek olsun. Eğer vücudunuzun şeklini değiştirmek istiyorsanız, size verdiğimiz bu programın (ki buna Baklava Çıkartan diyet adını verdik) tüm bu amaçlarınızı gerçekleştirmenize yardımcı olacağına emin olabilirsiniz. Sıkı baklavalara sahip olmanız için uymanız gereken şu 6 Altın kurala bakalım.


KARIN KASLARINI ÇIKARTMANIN İLKELERİ

Bir diyete başlarken biz erkeklerin sorduğu ilk soru, “Ne zaman yemek yiyeceğim?” olur. Aslında bu çok yerinde bir sorudur. Beslenme programlarının çoğunda yenmemesi gereken yiyecekler listelenir. ‘Baklava çıkartan Diyet’ ise size sadece yemeniz gerekenleri söylüyor. İşte bu sizin için iyi bir haber; çünkü bu programı yeni bir vücutla tamamlamak istiyorsanız, sizi aç bırakmayacak bir esnekliğe ve özgürlüğe ihtiyacınız olacak. Ayrıca her ne olursa olsun, hep iyi yiyeceksiniz. İşte yemek zili çaldı bile…

KURAL1: Günde 6 Öğün Yemek Yiyin

Bu beslenme programının aç kalmakla bir ilgisi olmadığını söylememiş miydim az önce? Birçok kişinin söylediği, kilo vermek için az yemek yemek gerektiği görüşünü duymuş olmalısınız. Oysa ben sizden (enerji dengesi) felsefesini benimsemenizi isteyeceğim. Georgia State Üniversitesindeki araştırmacılar, saatlik enerji dengesini, yani bir saat içinde aldığınız kalori ile yaktığınız kalori miktarlarını ölçebilen yeni bir teknik geliştirdiler. Bu araştırmaya göre; eğer saatlik enerji fazlanız veya eksiğiniz 300- 500 kalori arasında ise, vücut birleşiminizdeki yağlarınızı eritip, kaslarınızı çoğaltabilirsiniz. Çok büyük enerji dengesizliğine sahip olanlar (enerji fazlası veya eksiği 500 kaloriden fazla olanlar) en yağlılarken, enerji dengesi yüksek olanlar aynı oranda yağsız bir vücuda sahip oluyorlar. Günde sadece 3 öğün yemek yiyorsanız, enerji seviyeleriniz iniş- çıkış gösterecektir. Eğer idolünüz “balık Ayhan” ise tabi ki buda iyi bir beslenme alışkanlığı sayılabilir. Ancak daha ince görünmek, daha zinde olmak ve daha uzun yaşamak istiyorsanız daha sık yemek yemenizi tavsiye ederiz. Öğünlerinizi atıştırmalarla değiştirin ve mideni daima tok tutun.

KURAL2: Düzenli Olarak Smoothie İçin

Bir blender da pekala iyi bir kilo verme aleti olabilir. Smoothie’ler (süt, az yağlı yoğurt, whey protein tozu, buz ve meyve parçalarının blender’da karıştırılmasıyla elde ediliyor), yemek yerine geçecek kuvvetli bir atıştırma olarak değerlendirilebilir. Bu tip bir karışımın hazırlanması da kısa sürer. Biraz çilek, biraz whey proteini veya fıstık ezmesinden oluşan bir karışım tatlı ihtiyacınızı karşılayacaktır. Ayrıca yarattığı hacim sayesinde midenizdeki boşluğu doldurur. Tennessee Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, yeme alışkanlığına günde 3 porsiyon yoğurt katan erkeklerin, diğerlerine oranla, 12 hafta içinde, %61 daha fazla vücut yağı ve %81 daha fazla karın yağı erittiği ortaya çıktı. Araştırmacılar, bunun kalsiyumun vücut yağının yakılmasını kolaylaştırması ve vücudun depolayabileceği yağ miktarını kısıtlamasından kaynaklandığını düşünüyor. Kahvaltıda günün ilk öğünü yerine; yahut egzersiz öncesi ya da sonrasında atıştırma niyetine iki bardak smoothie için. Faydasını göreceksiniz.

KURAL3: Ne İçmeniz(ve İçmemeniz) Gerektiğini Öğrenin

Alkol her şekilde sizi sıkıntıya sokar. Tokluk hissi yaratmadığı ve daha az yemek yemenizi sağlamadığı gibi, bir de vücudunuzun %36 daha az yağ yakmasına ve aldığınız yağın daha fazlasını depolanmasına neden olur. Ayrıca, testosteron ve büyüme hormonlarının üretimini azalttığını da (yani yağ yakmanızı ve kas yapmanızı iki önemli hormonu) aklınızdan çıkarmayın.

Suyun aynı oranda keyif vermediğini ben de biliyorum. Ancsak günde 8 bardak su içmenin sizin için çok yararlı olduğunu belirtmem gerekiyor. Su insanı tok tutar (zaten çoğu zaman açlık olarak yorumladığımız his, aslında susuzluktur). Vücudun protein veya yağ yakma işlemleri sırasında ortaya çıkan fazlalıkları temizler. Metabolizmanızın çalışmaya devam edebilmesi için gereken besinleri kaslarınıza taşır. Suyun dışında tüketebileceğiniz en iyi içecekler ise az yağlı süt ve yeşil çaydır. Mecbur kalırsanız günde 2 bardaktan fazla olmamak kaydıyla, diyet soda da içebilirsiniz.

KURAL4: 12 Kuvvet Besinini Ezberlemeye Başlayın

‘Baklava Çıkartan Diyet’ programı, temel besin ihtiyacınızı karşılamak üzere, sizi marketlerde bulabileceğiniz çeşitli gıdalara, yani ’12 Kuvvet Besini’ne yönlendirir (tabii ki bunlarla kısıtlanmaz). Bu besinler sizin için son derece faydalı olacaktır. Aslında temel olarak (programa uyduğunuz takdirde) yağlarınızın kaslara dönüşmesini kolaylaştıracaklardır. Bu 12 kuvvet besinini kullanarak binlerce yemek kombinasyonu oluşturulur. Örnek olarak www.menshealth.com.tr de yer almaktadır.
Bu besinlerden ne kadar çok yerseniz, vücudunuz yağsız kas kitlesini o kadar çok artırabilecek ve yağ depolamaktan vazgeçecektir. Tek yapmanız gereken, aşağıdaki basit kuralları uygulamak:
• Protein, karbonhidrat ve yağdan oluşan bir kombinasyon elde etmek için, her öğünde yediklerinizi çeşitlendirin.
* Bu yiyeceklerden 2 ya da 3 tanesini, üç ana öğününüzde mutlak tüketin ve en az 1 tanesini de üç ara atıştırmalarınızdan birinde kullanın.
• Her atıştırmanızın içine bir miktar protein katmayı sakın unutmayın.

12 Mucizevi Besinleri Tanıyalım

1- Bademler ve diğer kabuklu Yemişler
2- Fasulye ve diğer Baklagiller
3- Ispanak ve diğer yeşil Sebzeler
4- Süt ürünleri
5- Hazır Yulaf Ezmesi
6- Yumurta
7- Hindi ve diğer yağsız Etler
8- Fıstık ezmesi
9- Zeytinyağı
10- Tam tahıllı Ekmek ve Gevrekler
11- Ekstra protein (Whey Protein tozu)
12- Frambuaz ve diğer Çilek Türleri

KURAL5: Hesap Yapmayı Bırakın

Kalori harcamak, yağlardan kurtulmak için temel bir öneme sahip olmasına rağmen, sürekli kalori hesabı yapmak, konsantrasyon ve motivasyon kaybına neden olur. İyi haber ise, bu kuvvet besinlerini tükettiğiniz taktirde hem sağlıklı, hem de çok sık açlık hissetmeyecek olmanız. Üstelik enerji bakımından yüksek verime sahip olan bu besinler, gece kulüplerinin kapısındaki fedailere benzerler. Sizin onayınız olmadan ayak takımının içeri girmesini engellerler.

KURAL6: Haftada 1 öğün, Tüm Kuralları Unutun

Size asla eşinizi ya da vergi dairesini aldatmanızı önermem. Ancak bu diyeti aldatabilirsiniz. Haftada bir öğün iyi karbonhidratmış, iyi proteinmiş, bunları bir kenara bırakın ve tüm kuralları unutun. Canınız ne istiyorsa onu yiyin; Pizza olur, lahmacun olur, etli ekmek olur. En çok neyi özlediyseniz onu yiyin. Bu öğünü, 1 haftalık çalışmanızın sonucunda kazanacağınız sopanın ucundaki havuç olarak görün. Oburluluğun keyfini çıkarın. Ne de olsa bunu hak ettiniz

WATER


Çok basit.
Yasamın kaynagı...
İnsan vucudunun 3/4 u...
En kucuk metabolik olylarda bile ihtiyac duyulan sey...
Eger yogun bir antreman programınız varsa,
vucudunuz icin yapabileceginiz en basit sey; daha fazla SU icmektir...

1.Yeteri kadar icmiyorsunuz
Soda veye kahve, hicbir zaman suyun yerini tutmaz.Cunku kafein gibi bircok madde daha fazla suyun vucuttan atılmasına sebeb olur.

2.Vucuttan toksinlerin atılmasını saglar
Su vucuttan toksinlerin ve diger metabolik atıkların dısarı atılmasını saglar.Eger yuksek miktarda protein alıyorsanız, vucutta yuksek miktarda nitrojen var demektir. Eger kilo almak icin cok fazla yemek yiyorsanız; bobreklerinizin gorevlerini yapabilmeleri icin daha fazla suya ihtiyacınız var demektir.

3.Yag yakmanızı saglar
Eger yeteri kadar su icmiyorsanız, bobrekleriniz duzgun sekilde calısamaz. Eger bobrekleriniz yeteri kadar calısmazsa, bobregın bazı gorevlerini karaciger yapmak zorunda kalır.Karacigerin kendi isini daha az yapması demek ise daha az yag yakmak anlamına gelir.Ayrıca su icmek fazla aclık hissetmenizi engelleyebilir.

4.Cildinize saglık verir
Su icmek hucrelerinizin daha saglıklı, baska bir deyisle derinizin daha yumusak ve puruzsuz ve daha kaliteli olmasını saglar

5.Su ic organlarınızı korur
Eger gunde 4000 kcal uzerinde besleniyorsanız, ic organlarınızın saglıklı ve duzenli calısması ve kalması icin daha fazla su icmelisiniz.

6.Eger cok tuz tuketiyorsanız
Eger cok tuz tuketiyorsanız, bu sizin icin sorun olabilir.Yuksek degerlerde sodyum girdisi vucudun su dengesini bozabilir. Tuz alımını azaltın yada daha fazla su icin.

7.Su supplementlarınızın daha iyi calısmasını saglar
Supplementler (örn: creatin) kas hucrelerinde su tutulmasına sebeb olur.Ve bircok urunun islevini yerine getirebilmesi icin bolca suya ihtiyacınız vardır.Eger yogun bir antreman programınız varsa, temel vitaminlere ihtiyacınız var demektir, ve bircok vitaminin vucutta ise yaraması icin suya ihtiyac duyulur.

En Sağlıklı 60 Besin Maddesi

AVOKADO
Doymamış yağ asidi
Kalp ve kan dolaşımı için birebir. Kansere karşı koruyucu

MUZ
Potasyum, B6 vitamini, Serotonin, Magnezyum
Rahatlatıyor ve uyumaya yardımcı oluyor.

FASULYE
Demir, Kalsiyum, B ve C vitamini, Protein
Kan ve hücre yapımına yardımcı oluyor.

BROKOLİ
Magnezyum, A ve C vitamini, Potasyum
Kansere karşı koruyor, kasları güçlendiriyor.

ESMER BUĞDAY
Lysin, Lezithin
Beyni ve sinirleri besliyor, öğrenmeyi güçlendiriyor.

MANTAR
Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum
Kasları güçlendiriyor, saç ve tırnakları besliyor.

ACI MARUL
Yaşamsal önem taşıyan maddeler, Eser element, Potasyum, Fosfor
Yağ metabolizmasını düzenliyor, felç riskine karşı koruyor.

BEZELYE
Bitkisel protein, Magnezyum
Kolesterol düzeyini düşürüyor, bğırsak kanser riskni azaltıyor.

ÇİLEK
C vitamini, Kalsiyum, Potasyum
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, metabolizmayı harekete geçiriyor.

REZENE
C vitamini, Uçucu yağlar, Demir, Potasyum, Kalsiyum
Öksürüğü önlüyor, vücuda oksijen alımını artırıyor.

KÜMES HAYVANLARI
Protein, Potasyum, Magnezyum, B vitamini, Çinko
Baş ağrısı sorununa karşı etkili, stresten arındırıyor.

GREYFURT
Folikasit, C vitamini
Kan basıncını azaltır, kan yapımını artırır.

YULAF
Karbonhidrat, Demir, Magnezyum, B vitamini
Enerji sağlıyor, kas kramplarını önlüyor, idrar söktürüyor.

KUŞBURNU
Likopen, C ve E vitamini, Demir
Soğuk algınlığı ve gribe karşı önleyici etkiye sahip.

RİNGA BALIĞI
Omega3 yağ asidi, Sodyum, Potasyum
Damar sertliğini ve yüksek tansiyonu önlüyor.

AHUDUDU
C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Demir, Folikasit
Virüs ve bakterilere karşı koruyor, tümör oluşumuna engel oluyor.

MÜRVER
Potasyum, B1 vitamini, C vitamini
Terleten ve öksürüğü azaltan etkiye sahip. Kabızlığa iyi geliyor.

YOĞURT
Kalsiyum, Riboflavin, B12 vitamini
Bağırsak kanserine karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

FRENK ÜZÜMÜ
C vitamini, Niasin, Kalsiyum
Sinir ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor.

PEYNİR
Protein, Sodyum, Potasyum, Kalsiyum
Kemikleri güçlendiriyor, sinirleri koruyor.

HAVUÇ
A vitamini, Selenyum
Sperm üretimini sağlıyor, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyor.

PATATES
Mieraller, C vitamini, Bitkisel Protein, Potasyum
Kansere karşı koruyucu, vücudu toksinlerden arındırıyor.

KEFİR
Asit laktik, Asit laktik bakterileri
Bağırsak enfeksiyonuna, kabızlığa ve gaza iyi geliyor.

KİVİ
C vitamini, Karotionid, Flavonoid
Zayıflatıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

SARIMSAK
Quercetin, Ajoene ve Allisin
Kansere karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

SOM BALIĞI
Omega3 yağ asidi ve D vitamini
Kemikleri güçlendiriyor, meme kanseri riskini azaltıyor.

PIRASA
Allisin, Çinko, Manganez, Selenyum
Kan basıncını düşürüyor, kalbi ve damarları güçlendiriyor.

MERCİMEK
Çinko ve Aminoasit
Yorgunluğu gideriyor, strese karşı etkili

MISIR
Çinko, Magnezyum ve B vitamini
Stresle savaşıyor, bağırsak kanserini önlüyor.

USKUMRU
Omega3 yağ asidi, D, B6-B12 vitaminleri ve İyot
Kan basıncını düşürüyor, moral yükselten etkiye sahip

MANGO
A ve B vitamini, Çinko
Cinsel enerjiyi yükseltiyor,orgazm yeteneğini artırıyor.

DENİZ BİTKİLERİ
Omega3 yağ asidi, Pantothenik asit
Kolesterol düzeyini düşürüyor, kalp krizi riskini azaltıyor.

SİYAH TURP
C vitamini, Kalsiyum, Potasyum, Demir
Bağışıklık sistemini ve kan dolaşımını güçlendiriyor.

KAVUN
Mahnezyum, Potasyum ve Kalsiyum
Vücuttaki su düzeyini ayarlıyor, idrar oluşumunu artırıyor.

SÜT
Kalsiyum, D, A ve B2 vitaminleri
Kemik oluşumunu teşvik ediyor, bağırsak kanserine karşı koruyor.

PEYNİR SUYU
Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Laktik asit bakterileri
Sindirim sistemi şikayetleri ve mide yanmasına karşı iyi geliyor.

CEVİZ, FISTIK, FINDIK
B ve E vitamini, Çinko, Demir
Sakinleştiriyor, uyumayı sağlıyor, stresi azaltıyor.

ZEYTİNYAĞI
Doymamış yağ asidi, E vitamini
Kötü huylu kolesterol düzeyini düşürüyor, hücreleri koruyor

PORTAKAL
B ve C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Selenyum
Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor.

PAPAYA
Karotinoid, Enzimler, C vitamini
Kalp hastalıklarını önlüyor, stresi azaltıyor

YEŞİL-KIRMIZI BİBER
Capsaicin, A ve C vitamini, Çinko
Baş ağrısı ve migrene karşı koruyucu etkiye sahip

ERİK
Potasyum, Demir, B vitamini
Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor, enerji veriyor.

KIRILMAMIŞ PİRİNÇ
Protein, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum
Mide anması ve gaza karşı etkili. Vücuttaki fazla suyu atıyor.

RAVENT
Magnezyum, Manganez, Kalsiyum, B vitamini
Sağlıklı kemiklerin oluşumuna katkıda bulunuyor.

DANA ETİ
Demir, Protein ve Potasyum
Soğuk algınlığı, öksürük ve gribe karşı iyileştirci etkiye sahip.

LAHANA TURŞUSU
Laktik asit bakterileri ve B12 vitamini
Tümör oluşumunu önlüyor.

KEREVİZ
Potasyum, Sodyum, Kalsiyum, Magnezyum
Kabızlık, mide ve bağırsak sorunlarına karşı etkili.

SHIITAKE MANTARI
Lentinan, D vitamini
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kanser oluşumunu engelliyor.

SOYA
Yağ, E vitamini ve Protein
E vitamini hücreleri koruyor, kanser riskini azaltıyor.

ISPANAK
A vitamini, Folik asit, Magnezyum, E vitamini, Manganez
Sinirleri güçlendiriyor. Özellikle hamilelikte tavsiye ediliyor.

TOFU
Protein, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum
Metabolizmayı uyarıyor. Kemik yoğunluğu için önemli.

DOMATES
Likopen, Folikasit, Tyrosin
Likopen kansere karşı koruyor, folikasit hücre yapımını uyarıyor.

TON BALIĞI
Omega3 yağ asidi, D vitamini, Potasyum, İyot
Kolesterol düzeyini düşürüyor, sinir hücrelerini koruyor.

KABA ÖĞÜTÜLMÜŞ ÇAVDAR
Magnezyum, Karbonhidrat, B vitamini
Enerji sağlıyor, stresi azaltıyor.

KABA ÖĞÜTÜLMÜŞ BUĞDAY
B vitamini, Demir ve Magnezyum
Bacak kaslarındaki krampları yok ediyor. Uyku süresini azaltıyor.

KIRMIZI ÜZÜM
Phyto-östrojen, Potasyum, Kalsiyum
Yüksek tansiyona karşı iyi geliyor, trombozları önlüyor

BEYAZ-KIRMIZI LAHANA
C vitamini, az oranda B vitamini, Kalsiyum
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, stres semptomlarıyla savaşıyor.

LİMON
C vitamini ve Glucarate
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, mide kanserini önlüyor.

RENKLERİN GÜCÜ ADINA

RENKLERİN GÜCÜ ADINA 

Çoğu meyve ve sebze topraktan aslında renk koduyla birlikte çıkıyor. Yani, bitkinin rengi ne kadar sağlıklı olduğunun da göstergesi. Üstelik St. Louis Üniversitesi’nden Diyetisyen Dr. Susie Nanney’e göre; çoğumuz da hala bu enerji deposu pigmentleri daha zayıf renklerdeki (ve tabii ki zayıf besin değerindeki) meyve ve sebzelere tercih ediyoruz. Aşağıdaki rehberi kullanarak tabağınızı renklerle güçlendirmeniz mümkün.


Yeşil > Brokoli:
Yeşil fasulyeye göre 6 kat daha fazla selenyum ve 5 kat daha fazla C vitamini içerir.


Beyaz > Karnabahar:
Patatese göre 2,5 kat daha fazla kalsiyum ve 34 kat daha fazla K vitamini içerir.


Sarı/Turuncu > Patates:
Mısıra göre 2 kat daha fazla lif ve 355 kat daha fazla beta-karoten(provitamin A) içerir.


Kırmızı > Domates:
Elmaya göre 5 kat daha fazla C vitamini ve 4 kat daha fazla folat B (B vitamini grubu) içerir


PORTAKALI SIKIN VE DİZ AĞRISINI UNUTUN


Taze sıkılmış portakal suyunun vücudumuza sağladığı yararı sadece gripten korumaktan ibaret sanıyoruz. Oysaki turunçgillerde bulunan bileşiklerden biri eklemlerdeki iltihaplanmayı da azaltabiliyor. İngiliz bilim adamları, yüksek oranda beta-kriptoksantin alan kişilerin, daha az alanlara göre, romatiod artrit (bağışıklık sisteminden kaynaklanan romatizma) semptomu olan eklem iltihaplanmasına maruz kalma ihtimalinin yarı yarıya azaldığını belirtiyor. Bunun en önemli sebebi ise içerikteki antioksidanların hareketi. Her gün sadece 1 bardak taze sıkılmış portakal suyu içmek, riski azaltmak için yeterli olan beta-kriptoksantini temin etmenizi sağlar.


SUÇ DAMAK TADINIZDA


Kilolarınızın altında yatan sebep, belki de dilinizin ucunda saklı. Rutgers Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırma, tat alma cisimciklerimizin kilonuzu kontrol etme sırrını elinde tutabileceğini gösteriyor. Uzmanlar tat alma duyusu zayıf olan kişilerin, iyi tat alanlara göre vücut kitle indekslerinin 2,5 puan daha fazla olduğunu tespit etti. Bunun nedeni ise tat alma cisimcikleri pek hassas olmayan kişilerin çoğunlukla daha yüksek kalorili tatlı ya da yağlı yiyecekleri tercih etmeleri. Kendinizinkini mi merak ediyorsunuz? Eğer biber yemek sizi terletiyorsa, diliniz çok hassas demektir. Biberin acısını zorla fark ediyorsanız, yapay tatlandırıcılar tam size göre demektir.


YEŞİL ÇAY MUCİZESİ


Göbeğinizi eritseniz bile tekrar eski haline dönmesi hiç de zor değil. Neyseki Hollandalı bilim adamlarının yaptığı bir araştırma, yeşil çayın verdiğiniz kiloları geri almanızı engellrdiğini ortaya çıkardı. Araştırmacılar 3 ay boyunca 76 kişinin beslenme programına yeşil çay ya da plasebo alan grubun verdiği kiloların neredeyse %40’ni geri aldığı görüldü. Yeşil çay bu etkiyi, içeriğindeki ‘epigallokateşin gallat’ (EGCG) adlı bir antioksidana borçlu. EGCG kafein ile birleşince yağ oksitlenmesi ve istirahat metabolizma hızını (RMR) ateşliyor. Yeşil çay özleri hap şeklinde de alınabiliyor; ancak bu hapların çok azının içerisinde kafein bulunuyor. Yani yeşil çayı demlenmiş içecek şeklinde tüketmek gerekiyor.

Light ve Probiyotik Ürünler





  NASIL OLSA LİGHT

Toplumumuzda hızla yayılan diyet mefhumu ve arkasından takip edilen besin cetvellerinde light kelimesi de market ve gıda mağazalarında sıkça görülen bir kelime ünvanı haline geldi. Aldığınız bisküviden içeceğiniz süt'e kadar birçok gıdada light vardır. Alıcılar light ibaresini gördükten sonra gönül rahatlığı ile alıyor ve kullanmaya başlıyor. Sizce bu rahatlık fazla değil mi?

Şişmanlığın görülme sıklığının artmasıyla beraber "light" (layt) etiketli ürünler önem kazandı. Light ürünlerin tüketiminde ve çeşidinde yaşanan artışı "tehlikeli" buluyorum. Zayıflamak ya da kilosunu korumak isteyen bireylerin piyasadaki light ürünlerin çok düşük kalorili veya kalorisiz olduğunu sanmasından dolayı, günlük tüketilen light ürün miktarında ve çeşidinde büyük bir artış gözlemlendi. Bu artışın aynı zamanda günlük alınan kalori miktarının da artmasına neden olmaktadır. Az yağlı-diyet-light diye piyasaya sunulan ürünlerin normal ürünlerle arasında ciddi farklar bulunmuyor. Yani bu ürünler referans ürüne göre çok az veya kalorisiz değildir. Tüketici 'bu diyet ürünü bunu daha çok yiyebilirim' derse light-diyet tüketerek toplamda daha fazla kalori almış olur. Örneğin light tatlılarda sükroz molekülü yerine yapay tatlandırıcılar kullanıldığında çok fazla kalori değerleri oluşur. Fakat kişiler şeker içermiyor diye bu besinleri daha fazla tüketebiliyorlar.

Kilo vermek isterken yapılan hatalardan birinin de özel hastalıkları bulunan kişiler için üretilen gıdaların bilinçsizce tüketilmesidir. Daha az kalori alayım, zayıflayayım veya kilomu koruyayım derken bu gıdalar ile tüketici daha fazla kilo bile alabilmektedir. Burada önemli olanın yeterli ve dengeli bir beslenme alışkanlığını hayat tarzı haline getirmektir. Gıdaların bilinçli bir şekilde alınması gerekiyor. Vücudumuzun karbonhidratlara ihtiyacı olduğu kadar yağlara da ihtiyacı vardır. Bundan dolayı günlük light gıdalarla beslenen şahısların yağ ihtiyaçlarını sıvı yağlardan temin etmesi gerekiyor.

Ürün alırken besin değeri tablosuna bakın ve size uygun ihtiyaci gıdaları seçin. Bir diyet bisküvi aldığınızda yeterli gıda almış sayılmazsınız. Bu durumda vücudunuz cansız hale gelebilir. Bundan dolayı bisküvi yanında elma tüketmeyi deneyebilirsiniz. Gıda reyonlarında satılan her ürün de aynı değildir. Etiket kontrolünün devletin denetiminde olması gerekmektedir. Sporcu arkadaşlarımızla diyet döneminde dikkat etmelerini tavsiye ediyoruz.

Probiyotik ve prebiyotik nedir?

Probiyotik içeren ürünlere dikkat!


Vücudu zararlı bakterilere karşı koruyan, bağışıklığınızı güçlendiren "dost bakterilere" probiyotik adı verilir. Kalın bağırsak bakterilerinin sayısını, hareketlerini düzene sokan ve probiyotiklerin etkisini artıran sindirilmemiş lifli ve suda çözünebilen karbonhidratlara da prebiyotik denir.

Bugün probiyotik içeren ürünler revaçta olmaya başladı ve reklamlar ile ürün etiketleri yeterince bilgilendirici olmadığı için probiyotik içeren ürünlerin ilaç gibi algılandığına dikkat çekiliyor. Bağırsak kanserinden mide ülserine kadar çeşitli sindirim sistemi rahatsızlıkları olan birçok kişi, farklı kaynaklardan oldukça fahiş denilebilecek fiyatlarla kefir ve benzeri ürünleri satın almaya çalışmaktadır.

Bu gıdaların sindirim sistemi rahatsızlığı görüldüğünde tedavi için mutlaka yenmesi gereken ürünler olmadığını belirtmek istiyoruz. Konuya mukabil
Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü'nden Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürsoy'da destek vermektedir. Bu ürünlerin günlük diyet içinde sağlıklı beslenmenin parçası olarak düzenli bir şekilde yenirse bağırsak sistemini düzenleyebileceği bilinmektedir. Yrd. Doç. Dr. Gürsoy'un ise şöyle bir açıklaması vardır: "Bazı sindirim sistemi rahatsızlıklarını engelleyebilir ya da bazı durumlarda hastalık belirtilerini hafifletebilirler. Probiyotik süt ürünlerinin sağlığa yararlı özellikleri olduğunu söyleyebilmek ve bu konuda iddialı konuşabilmek için, içinde bulunan maya ve bakterilerin özelliklerinin bilimsel olarak ortaya çıkarılması ve bazı klinik besleme çalışmalarının yapılması gerekir. Bu bakımdan halihazırda ülkemizde her üretilen ve probiyotik süt ürünü etiketiyle satılan gıda maddesinin yararlı olduğunu söylemek oldukça hatalı olur."
Ülkemizde maaleshef bu konuda kanun boşlukları bulunmaktadır ve bu sebeple hayat kalitesini artırıcı etiketlere sahip olup olmadığı konusunda şüpheler mevcuttur. Vatandaşların bilinçlenmesi gerekiyor. Ortada bir boşluk var ve bu boşluktan faydalanacak çok üretici bulunmaktadır.

Oğuz Gürsoy'un verdiği bilgiye göre "probiyotik", bağırsak mikroflorası üzerine etkileri sebebiyle sağlığa yararlı canlı mikroorganizma anlamına geliyor. Milyarlarca bakteri içeren sindirim sisteminde, ilgili bakterilerin denge içinde olması, hem sindirim hem de bağışıklık sistemi için son derece önemli. Bağırsak mikroflorasındaki yararlılarla hastalık yapıcı bakteriler arasındaki denge, yetersiz beslenme, antibiyotik kullanımı, seyahat ve gıda zehirlenmesi gibi sebeplerle bozulabiliyor. Probiyotik mikroorganizmaları içeren gıdaların yenmesiyle, sağlığa yararlı bakteriler kalın bağırsağa kadar ulaşıp yerleşerek, mikroorganizmalar arasındaki dengenin istenen biçimde değişimine katkıda bulunuyor.


Nekadar bilinçli yaşıyoruz ?

HEALTH IS HEALTH

GÜNLÜK YAŞAMDA GÖLGELEDİĞİMİZ AYRINTILAR
Loading...

About me

istanbul, Turkey
I am ambitious ,cheerful ,hard working ,genius,insatiate ... In love be like the sun, in friendship and brotherhood be like a stream, in covering the faults be like the night, in humility be like the ground, in anger be like a dead person, be whatever you might be, either look like what you are or be like the way you appear...